Serencamımdır...

1/5/2008 - İnmemiştir Tesettür Emri, Podyumlarda Gösteriş İçin

Kategori: Yazilarim


Bir zamanlar 7.4 yetmedi mi dövizleri taşırdık... şimdi aynı dövizin bizlere tutulması gerek sanki!

7.4 yetmedi mi!
28 şubatlar yetmedi mi!
27 nisanlar yetmedi mi!

hâla aklımızı başımıza alıp islam dinini sadece Allah rızası için yaşamanın vakti gelmedi mi!
kimseye kendimizi süslü gösterme mecburiyetimiz yok ki ama!
tamam, güzel ve temiz giyinmek başkadır ama yukarıdaki gibi giyinmekte ifrat olmuyor mu!

peki bunda sadece kadınlar mı suçlu! asla....
biz müslüman erkekler de artık bu tip giyinen çağdaş kapalılardan hoşlanır olduk.
arz taleb meselesi yani...
annannem, babannem gibi giyinen mütesettir gençle nerdeyse dalga geçtik...

dıştan hainler, içten biz gafiller şu dini ne kadar da bozma, ifsad etme, yıkma gayretindeyiz!
medet Allahım medet!

(her zamanki gibi tüm bahane bulma mekanizmaları işletilir ve...)


ama ama ama...

böylelikle örtünmeye soğuk bakanları ılımlılaştırıveriyoruz...
böylelikle türk'ün kendine has modasını batının kafasına kafasına vuruyor, gözüne gözüne sokuveriyoruz...
böylelikle evine kapanan mütesettirin, baharda rengarenk çiçekler gibi sokağa çıkmasını özgüvenleyiveriyoruz...
böylelikle genç kızlarımızın örtüye alışmalarını sağlayıveriyoruz...
böylelikle tesettür(!)ü her biyere sokuveriyoruz...
böylelikle tek gözü gözüken başımızda tuttuğumuz çağdışı müslüman kadını, çağdaş platforma kucağımızda taşıyıveriyoruz...
böylelikle doğu-batı ayrımını ortadan kaldırıp tesettür üzerinden dümdüz geçip gidiveriyoruz...
böylelikle bilumum konsere gidip göbek atacak kızımızın "eteğim uzun, başım kapalı" bahanesini "caarrttt" diye ortadan ikiye ayırıveriyoruz...
böylelikle biz var ya biz... yeniden büyük osmanlı projesini uygulayıveriyoruz da kimse farkına varıvermiyor! hatta faili olan biz bile!

bu kadar çok veriverene anadoluda bi'şi derler de demeye dilim varıvermiyor!


neyse, nerde kalmıştık;


tekbiiiiiirrr!


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/4/2008 - Aşağılanan Dilimiz

Kategori: Yazilarim



Elbette amacımız reklam yapmak değil! Bir farka dikkatinizi çekmek istiyoruz.

 

Acısıyla tatlısıyla 1930’lu yıllar... Bir araba tanıtımı ve isim önce Türkçe okunuşuyla daha sonra da asıl (orijinal) hâliyle verilmiş. Ne güzel... Bugün ise mesela “hava yastığı” deme zahmetine katlanmadığımız gibi okuduğu gibi anlayıp yazan gariban vatandaşın eyırbeg yazımını ti’ye alıyoruz.

 

Şimdi solcusu, sağcısı, devrimcisi, kapitalisti ve müslümanı; kendimizi küçük görme durumumuzu önümüze koyalım ve düşünelim; günümüzde neredeyse ingilizce isimsiz/markasız bir yere gitmemeye, bir şeyi almamaya çalışıyoruz. İsim mutlaka ingilizce olacak! Havası ancak bu şekilde atılacak! Peki ya ingilizce olmazsa? O zaman da Türkçe hemen ingilizce yazıma dönüştürülecek; Thurkche gibi! Sheker (şeker) gibi; phatlichan (patlıcan) gibi; mydones gibi...

 

Sömürge bir halk olsaydık, baskıyla asimile edilmek istenen bir toplum olsaydık bence en azından birazımız bu aşağılanmaya karşı direnenlere destek olurdu. Amma ve lakin bu durum halkın çoğundan itibar ve onay görüyor olacak ki hemen her tarafta, tabelalarda, dergilerde, yazışmalarda bu tuhaf turking(!) dilinin numunelerini esefle müşahede ediyoruz!

 

Esefle..!

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/4/2008 - Buz Kırığı

Kategori: Siirlerim
okyanustur kalb
ki Âşk'ın nuruyla sımsıcak...
kırılmıyorsam kimseye,
buz tutmaz ki okyanusum
kime/neden kırılacak!


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/4/2008 - Bahar temizliği

Kategori: Yazilarim

Bahar temizliği

 

Bu isimle anıldı Emniyet güçlerinin ilimizde yapmış olduğu operasyon. Toplumsal bir kir vardı, bunun temizliğini yaptılar. Kir ve ya kötü ur…Temizlenmezse sonu kangren olası bir dert idi. İslam kişi bazında aklı, beden ve ruh sağlığını muhafaza eder. Toplum açısından da en önemli koruyuculuğu ailenin sıhhatini sağlamak galiba. Aile, toplumun en küçük ama en önemli yapı taşı olarak tarif edilir. Bu yapı taşı çürür, bozulur, olumsuz yönde değişime uğrarsa toplumun da tahrif olmaması kaçınılmaz olur. Bu anlamda kendi akıl, beden ve ruh sağlığımıza dikkat ettiğimiz gibi ailemizin de sağlıklı olması için çaba göstermemiz gerekiyor. Bugün göz kapadığımız, küçük gördüğümüz bir yara, gün gelir bizi acıların, dertlerin dipsiz kuyularına atar. Son pişmanlığa kalmamalı…

 

İnsanı, kimisi evrene kimisi bir şehre benzetmiş. Kâinatta olan her şey bir insanda teşekkül ediyor sanki. Nasıl ki şehirlerin temizliğe ihtiyacı var, elbette biz insanların da bu arınma emr-i ilahisinden üzerimize düşeni yerine getirmemiz gerek. Beden şehrimizin bazı bölgelerinde göremediğimiz ya da görsek bile önemsemediğimiz bazı küçük ve ya büyük paklanması gereken kirlerimiz, habis urlarımız olabilir. İnsan olmanın tabiatıyla da kesin vardır demek yanlış olmamalı diye düşünüyoruz. Bile bile ya da istemeden kendimizi çamura buladığımız hiç vaki değil mi?

 

İşte bu yüzden peygamber efendimiz “Cenâb-ı Hakk'a tevbe ediniz. Muhakkak ki ben günde yüz defa Cenâb-ı Allah'a tevbe ederim.” diyerek bu arınmaya ışık tutmuş, yol göstermiştir. Günlük temizlik… Gönül temizliği; kalbin arınması, safiyâne hâle dönüştürülmesi… Beden şehrimizdeki gönlümüze giden sokakların kirden, isten, çamurdan uzak tutulmaya çalışılması… Beden şehrimizin merkezi olan kalbe başı dik, tertemiz varabilmek ve o kalbi kirletmemek önemli. Niyesi ise Hadis-i Kudsi ile ifade ediliyor; “Ben göğe yere sığmadım, ancak müminin kalbine sığdım.”

 

Kalbimiz âlemlerin Rabbinin tecelligâhıdır. Orada baş gösterecek bir kirlenme bizi ilahi nazardan uzak tutabileceği gibi onulmaz dertlerin de kucağına itebilir. Buna meydan vermemek için kalbî arınmamızı ihmal etmemeli, hesaba çekilmeden kendimizi hesaba çekerek belki bir doktor edasıyla ilk muayeneyi kendimiz yapıp yine yapmamız tavsiye hatta emir edilen tedavi şekillerini uygulamaya çalışmalıyız.

 

İki günü eşit olan ziyandadır, buyurmuş alemlere rahmet efendimiz (sav). Ahlakımızı güzelleştirme yolunda bugün geldiğimiz nokta dünle aynı ya da dünden daha kötü ise ne acı ki ziyandayız demektir. Hüsrana uğrayanlardan olmamak için insanî vasıflarımızın kemale ermesi için gayret sarf etmeli; gerek gün gerek hafta gerekse hayatımızın belirli anlarında içmuhasebe yapmak suretiyle olası kirlerimizden  arınmayı, günahlarımızdan tevbe etmeyi kendimize en büyük vazife edinmeliyiz. Kendini değiştirmeyen bir kişinin etrafını değiştirmeye kalkması ne samimi olur ne de hakiki zafere ulaşır.

 

Kirden, çamurdan ve cümle günahlardan arındırdığınız kalbinizin Âlemlerin Rabbini barındırması duasıyla...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/4/2008 - KAB Senaryosu Ödül Töreni

Kategori: Yazilarim



Kur'an'ın Anlamıyla Buluşmak Konulu
Senaryo Yarışması
4.lük Ödülü

Geniş Bilgi
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/4/2008 - Hayata Dair Bir Kaç Not

Kategori: Yazilarim

Geçen çay içerken aklıma geldi. Eskiden çay dolu bardakların içinde yüzen kısa çöpler görürdük bazen. Ama bir ama iki... Yokuş aşağı kaldırımdan coşkuyla akan yağmur suyu üzerindeki kibrit çöpü gibi!


Sorardım büyüklerime bu nedir diye; "misafir gelecek de ondandır" diye cevab verirlerdi. Gözler dalınca da misafir gelirdi, bebek apalayınca, emekleyince de...


Heyecanla beklerdik sonra o çöpün bize getireceği misafiri... Çay bir muştu aracı olurdu yani, içimizi kıpır kıpır eden! Misafiri de severdik, çayı da, çayın üzerindeki çöpü de...


Şimdi poşet çaylar çıkmaya görsün! Ne çayın tadı var ne de misafir sevisinin... Tekil yaşamı özendiren tek kullanımlık, tek bardaklık poşette zaten misafire de yer kalmıyor ki! Gerek kalmayan misafirin heyecanı da olmuyor. Kime neyin muştusunu vereceksin!


***


Bir defasında Musab ibn-i Umeyr'den (ra) nasiblendik sohbetimizde. Yakışıklılığından, zenginliğinden, makamından kısaca dünya nimetlerinden nasıl vazgeçip de kendini Allah’a verdiğinden konuştuk. Uhud harbinde peygamberin sancağı o'na vermesinden, sağ eli kesilince o sancağı sol eline almasından; o da kesilince bacak arasına alıp hasmıyla vuruşmasından bahsettik. Uhud'un gözlerden kan akıtan anlarından bir ânında peygamberin saçının teline zarar gelmesin diye nasıl başını kılıcın önüne perde yaptığından bahsettik. Ve onun hatrına, Uhud’a inen tüm meleklerin o'nun suretinde inmesinden...


Evet, o İslam’ın sancağı herkese verilmezdi. Ancak ve ancak kendisini/malını/makamını/güzelliğini Allah’a, peygamberine, dinine İslam eyleyene/teslim edene teslim edilirdi o sancak!

Teslimiyetin kadar Hakk katında emin'sindir!
İslam ol, teslim ol ki emanet sana teslim edilsin...


***


Büyük İslam mücahidi üstad Bediüzzaman'ın hizmetinde bulunan Emirdağlı Ahmed amca'dan dinlemiştim geçenlerde.


Üstad, Emirdağ’da gözaltında tutulduğu evde iken yoldan şapkalı bir adam geçer. Yanındakilere sorar "kimdir bu" diye. Falanca okula yeni gelen müdürdür, diye cevab verirler. "nasıl biridir" der üstad. "iyi adamdır" cevabı gelir. Üstad "peki namazlarınız kılar mı?" sualini yöneltir. Yanındakilerden gelen cevab olumsuzdur. "o halde iyi adamdır demeyiniz, belki "fena bir adam değildir" deyiniz. Çünkü namazını kılmayan iyi adam olamaz" mealinde bir cümleyle son noktayı koyar.


Namaz ve iyi adam olmak... Bugüne bakıyorum da, kimleri göklere çıkarıyoruz, kimleri övüyoruz, kimlere meleklik payeleri veriyoruz. Beynamazlar, zinâkarlar, faiz müptelaları, soyguncular, vurguncular... Say babam say! Bunca "iyi" arasında bazen bendenize "kötü" denilmesi ne de çok hoşuma gidiyor bir bilseniz!


Farklı efenim, farklı! Bizlerin kıstasları ile gayrının kıstası farklı!


Hakk katındaki iyilerden sayılmanız duasıyla,

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/4/2008 - Herşey O'nu Anlatıyor

peygamberimizle alakalı ayetler ve bazı şahsiyetlerin sözleri...

indirmek için
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Biraz fikir... Biraz zikir... Biraz şükür... Ama elbette Aşk... İllaki AŞK!

Kategoriler

  • Begendigim Yazilar
  • Resimli Yazilar
  • Siirlerim
  • Yazilarim
  • Google Gruplar
    Gülpembe isimli emektub grubuma kayıt olabilirsiniz
    E-posta:
    Bu grubu ziyaret et

    Dost Siteler

    DerKenar


    cenaze...
    Ziyaretçi Defteri-
    slm
    kandiliniz mubarek olsun
    ...

    Arkadaşlarım

    guLaLe
    Yurekyanginlari
    dusunceufuklarinda
    sifam
    sufiyane
    tezhip
    uzlet
    yagmurmah
    munevverdunyalar
    zerirem
    okulderslerim
    tugbakbeyinan
    hepsihayranlariecem
    KulbeiAhzan
    erva
    eylik
    fzehra
    leventahmet
    kulkedisisendromu
    ahirzamanmelegi
    sonsuzXsonsuz
    gulmevsimi
    sinhanun
    00yedi
    suspusunnotlari